SOLO TÜRK Rize’de Nefes Kesti

Kanalımıza Abone olmanızdan Şeref Duyarız:
Abone Ol https://goo.gl/hrKTUc
Videoyu indir: https://goo.gl/gaJNCW
Türk yıldızları bugünde Rizede gösteri yaptı, Binlerce vatandaşın sahile gelmesiyle heyecan dolu anlar yaşandı. Yaşlısından gencine tüm vatandaşlar sahile akın etti. Dünya yeniden Türkiye’nin gücünü görmüş oldu.

Fuşçi ne demektir?

    Fuşçi kelimesi, ağırlıklı olarak rize ilinde, nadir olarak trabzonda halk arasında kullanılan bir kelimedir. Bu kelimeyi bir cümle içinde örnek olarak verirsek, örneğin, “fuşçi kokunan” yani açıkcası fuşçi demek , halk dilinde dışkı demektir. yani şaka mayetinde karışık kullanılan bir kelimedir.Rize halk dilinde, bu kelime gibi binlerce anlamı bilinmeyen kelimeler vardır, sizlerde apancene sitesine yeni anlamı bilinmeyen kelimeler ekleyebilirsiniz.

Nesilden Nesile Aktarılan Atmaca Tutkusu

Rize’de tutulması büyük sabır isteyen atmacalar, daha sonra bıldırcın avında kullanılıyor. Bölgede sertifika ile atmaca yakalayabilen avcılar, yılda sadece iki tane yakalayabiliyor. Sezon boyunca iki tane atmaca yakalayan avcılar, sezonun sonunda ise birini doğaya salmak zorunda kalıyor.

Dededen toruna bir kültür olarak gelen atmacacılığın sadece bıldırcın avlamak için olmadığını, birçok insanın atmacasını çocuğu gibi beslediğini dile getiren emekli öğretmen Cavit Kızılkaya, “Atmacacılık bir kültürdür. Biz bu kültürü yaşatmak için yıllardır süregelen bu avcılığı yapmaya çalışıyoruz. Kolay değil, arazilerimiz uygun değil, düz alan gerekiyor. Bizim Doğu Karadeniz engebeli araziye sahip. Ata sporudur, bizi kahve kültüründen alıkoyuyor, dostlukları pekiştiriyor, bizde bununla meşgul oluyoruz. Bunları çok seviyoruz. Kendimiz et yemeyiz, atmacalarımıza yediririz. Köy yumurtası yediririz. Kimseye bir zararı yok, atmacaların ölmesini, zarar görmesini asla istemeyiz. Gözümüz gibi bakarız. 2001’de çıkan bir yasa ile belgeli bir şekilde iki tane atmacayı sezonunda yakalayıp, sezon sonunda bir tanesini doğaya bırakıyoruz. Diğerini bir sonraki sene kullanmak üzere kışlatmak isteyen kışlatıyor” ifadelerini kullandı. “Atmacanın bir çocuk gibi masrafı var” Atmacanın masrafının bir çocuk büyütmek kadar pahalı olduğunu ama sevgisinin bu masrafa değdiğini dile getiren Kızılkaya, “Bir çocuk kadar masrafı var. Herkesin besleyebileceği bir şey değil. Yılda nereden bakarsanız bir küçük danayı yiyor. Benim atmacam mesela 3 yaşında ve ben 3 yıldır besliyorum onu. Zannediyorum herhalde bir 100 kilogram et yemiştir. Fedakarlık istiyor. Biz atmacayı sevmesek bunu kolda taşımak diye bir lüks olamaz” dedi. Kızılkaya, atmacanın zorlu yakalanma serüvenini ise, “Böcekle başlıyoruz, ğaço kuşu tutuyoruz. Daha sonra ğaço ile atmacayı yakalıyoruz. Atmaca ile de sezon içerisinde sıra gelirse bıldırcını yakalıyoruz” sözleri ile anlattı. “Eşim doğum yaparken ben atmaca beklemeye gittim” Eşinin doğum yapacağı gün atmaca tutkusu yüzünden kendisinin atmaca sürüsünün geçmesini beklediğini anlatan Orhan Özdemir ise, “Gece rüyamızda, gündüz hayatımızda, işimizde, aşımızda hep bu var. Ben daha nasıl anlatayım. Mesela eşim doğum yaparken ben atmaca beklemeye gittim. Bu işin aşığıyım. Beşikteyken yanımda atmaca bağlıydı, öyle devam etti, öyle gidiyor yani. 6 yaşında bir oğlum var, onun da kolunda atmaca geziyor” şeklinde konuştu. Henüz 14 yaşında olan ve doğduğundan beri atmacalar ile uğraştığını dile getiren en küçük atmacacı Efe Özkan da, “Atmacacılık hevesi bana babamdan geçti. Babam atmacalarla uğraşıyordu, bende onu görerek heves yaptım. Atmacalar çok güzel, ben yürümeye başladığımdan beri atmacalar ile uğraşıyorum” dedi.

İhlas Haber Ajansı Resmi Web Sitesi : http://www.iha.com.tr

TMO’dan fındık açıklaması

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından fındık alımları ile ilgili olarak satış usulüne ilişkin kriterlerin belirlenmediği, randıman analizi sırasında oynamalar yapıldığı ve denetimlerin yeterli olmadığı yönündeki iddialara açıklama yapıldı.

Yapılan yazılı açıklamada “Fındık alımlarında randıman tayini için üreticinin her çuvalından numune alınmakta ve yapılan analize göre fiyat belirlenmektedir. Bu kapsamda 70 bin üreticinin her birinin fındığı satın alınırken her çuvalından numune alınmış, randımana bağlı olarak fiyat belirlenmiştir. Fındıkta her randımana göre fiziki olarak ayrı ayrı depolama mekan bulunmadığından aynı depoda randıman aralığı yüzde 40 ile yüzde 60 arasındaki fındıklar bulunabilmektedir. Dolayısıyla fındık satışlarında da alım usulündeki gibi her bir çuvaldan alınan numunelerle randıman tespiti gerekmektedir. Alım için usul ve esaslar olduğu gibi satış için de iddia edilenlerin aksine satış usul ve esasları yayımlanmıştır. Fındığın satışı için kamuoyu ve sektör bilgilendirilmiştir. Satış işlemi sırasında her kamyon için üç ayrı analiz (randıman) yapılmaktadır. Satış işlemi 6 kişilik komisyon tarafından yürütülmekte, analiz tutanağı 4 personel tarafından imza altına alınmaktadır. Analiz aşamasında alıcı da randıman tespitini görebilmekte, sonuç evrakları alıcı tarafından da imzalanmaktadır. Satış ve analiz süreçleri, şeffaf şekilde yapılmakta olup takıp etmek isteyen herkese açıktır. Depolarımızın içi ve dış mekânı ve randıman analiz odaları sürekli olarak kamera ile izlenmekte ve bu görüntüler kayıt altına alınmaktadır.Bugüne kadar yapılan satışlar ile tasfiye edilen depolarda alım randıman değerleri ile satış radıman değerlerinin uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Kurumumuz bugüne kadar olduğu gibi her görevi şeffaflıkla yerine getirerek tüm paydaşlar bilgilendirmektedir. Bu kapsamda bilgi ve belge isteyenlere her türlü kolaylık sağlanacaktır” denildi.

Ordu’da, Üzerine Ağaç Devrilen Genç Kız Hayata Gözlerini Yumdu

Ordu’nun Ünye ilçesinde, kesilen ağaç üzerine devrilen genç kız hayatını kaybetti.

Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Saraycık Mahallesi’nde, Zeynep Gümüş, (23) ağabeyinin ormanlık alanda kestiği ağacın üzerine devrilmesi sonucu ağır yaralandı.

Yakınları tarafından ilk olarak Ünye Devlet Hastanesine kaldırılan Gümüş,  buradan Ordu’daki özel bir hastaneye sevk edildi.

Gümüş, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Genç kızın cesedi, otopsi için Ordu Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Allah c.c rahmet eylesin mekanı cennet olsun.

 

Kaynakça: Olay53

Sonunda, Vampir Kelebek İle İlgili Açıklama Geldi

Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Kibar Ak, son zamanlarda Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ’vampir kelebek’ olarak adlandırılan böceğin insanlara ve çaya herhangi bir zararı olmadığını açıkladı.

Doğu Karadeniz bölgesinde, “vampir kelebek” ya da “yalancı kelebek” olarak bilinen zararlı böcek türünün çaya zarar verip vermediğine ilişkin çalışmaların sürdüğü bildirildi. Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Kibar Ak, yaptığı yazılı açıklamada, “Yalancı Kelebeğin Tespiti, Yaygınlık Alanlarının Saptanması ve Mücadele İmkanlarının Araştırılması Projesi” çalışmalarının devam ettiğini belirtti.

Yalancı kelebeğin (Ricania Japonica), bölgede özellikle gençleştirme budaması yapılmış bahçelerde üçüncü sürgün çay hasadı döneminde sarı çay akarı ile karıştırıldığını ifade ederek, bu nedenle bu zararlıyla ilgili bir proje yürütüldüğüne dikkati çeken ve kamuoyunda çok yanlış bir bilgi kirliliği olduğunu belirten Dr. Kibar Ak, “Bu bahsedilen böcek hem kelebek değil hem de ‘vampir kelebeği’ değil. Bu olay sansasyonel bir ifade ile basına yansımış durumdadır. Vampir kelebeği olarak adlandırılan bu böcek ‘ricania simulans’ dediğimiz ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 6 sene önce Gürcistan’dan bitki materyalleri ile giren bir böcek türüdür. Ülkemize ilk girdiği 2009-2010 yıllarında bazı bölgelerde yüksek popülasyon yapmış ama daha sonra Doğu Karadeniz’e yayılarak doğal dengeye gelme aşamasındadır. Vampir kelebeği insanlara zarar veriyor anlamında çok yanlış ifadeler ve bilgi kirliliği var. Bu kelebek denilen ricania simulansın ergin ve gençleri, taze bitkilerin sürgünleri üzerinde emerek besleniyor. 3-4 yıl önce özellikle İlkbahar döneminde iklimin denk geldiği zamanlarda hıyarda ve fasulyede bazı zararları görüldü. Ama çayda ve diğer ürünlerde herhangi bir zararı yok. Böceğin bazı yerlerde yoğun olarak bulunması, vatandaşlar tarafından görülmesi ve özellikle ağustos ayının sonu eylül ayının başında gece gündüz sıcaklıklarının artışı sonucunda evlerin balkonlarında ışığa gelen böceklerin ölmesi veya pencerelerden odalara girip ölmesi böceğin fazla olduğu izlenimi vermekte. Vatandaşlar bu böceğin zararlı olabileceğini düşünüyorlar. Bu böceğin insanlara herhangi bir zararı yok. Bitki dışında herhangi bir şeyle beslenmez. Bu böcek ne vampir özelliğinde ne de kelebek özelliğinde bir hayvandır. Sadece erginleri kelebeğe benzediği için ‘kelebek zararlısı’ diye adlandırılıyor. Bu ‘vampir’ ifadesi çok sansasyonel bir ifadedir. Biz Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaptığımız çalışmalar ile vatandaşları bu konular üzerinde bilgi verme noktasında elimizden gelenleri yapmayı çalıştık. Vatandaşlar tarım il ve ilçe müdürlüklerindeki teknik elemanlar dışında, üniversitedeki konuyu bilen hocaların dışında ve bizlerin bilgileri dışında hiçbir şeye itibar etmemeleri gerekir. Bugün çıkan haberde ‘çayda beklenen büyük tehlike’ diye haber yapılmış. Bu böceğin çaya zararı olmadığını çok kez ifade ettik. Sadece geçtiğimiz dönemlerde çay ile iç içe olan bahçelerdeki sebzelerde bazı zararlar oldu ama şu anda genel denge durumuna geliyor. Onun için Doğu Karadeniz Bölgesi’ni düşünerek, Türk çayının hiçbir haşereye karşı kimyasal kullanılmadan üretim yapıldığını ve bu önemli değeri düşünerek o şekilde ifadelerimize dikkat etmemiz lazım. Bu böceklerin insanlara zararlı olduğu, gözlük camlarına fırlayarak, gözlük camlarını bile çizdiği ifade ediliyor. Kesinlikle böyle bir durum söz konusu değil. Çok abartılı ve dikkat çekici ifadeler bunlar. Üreticilerimiz dışarıdan sabotaj mı oldu gibi hikayeleşmiş kurgulara inanmaması gerekiyor. Çünkü bu ülkemizde değişik dönemlerde olabilecek böceklerden birisidir. Biraz sabredip bu zararlıyı takip edip, üniversiteler, araştırma kurumları ve ilgililerin yapacağı çalışmaları bekleyeceğiz. İl ve ilçe müdürlükleri, ziraat odaları, üniversiteler ve araştırma enstitüleri konuya hakimdir. Bu konuda endişe etmeye, afaki ifadelerde bulunmaya gerek yok” diye konuştu.

“BÖLGEDEKİ BAZI KUŞ TÜRLERİNİN POPÜLASYONU MÜTHİŞ DERECEDE ARTTI”
Bu böceğin erginleriyle beslenen kuş türlerinin sayısının oldukça arttığını belirten Dr. Kibar Ak, “Ricania simulans, çok görüldüğü taktirde evlerin yanında bulunan hobi bahçelerinin yanında bulunan çalı ve çırpıları imha etmemiz, bahçe temizliği yapmamız, bu böceğin yumurtalarını imha ettiğimiz anlamına geliyor. Bölgeden edindiğimiz bilgilere göre bazı kuş türlerinin popülasyonunun müthiş derecede arttığını öğrendik. Bu kuş türlerinin ‘ricania simulans’ böceğinin ergeni ile beslendiğini söylediler. Bu böceğin popülasyonu bu şekilde doğal olarak da baskı altına alınacak. Normal denge düzeyine zamanla gelecek” şeklinde konuştu.
“AMERİKAN BEYAZ KELEBEĞİ İLE RİCANİA SİMULANS AYNI BÖCEK DEĞİL”
Bölgede bulunan kelebek türlerinin birbirlerine karıştırılmaması gerektiğinin altını çizen Ak, “Bazı bölgelerde kelebekler karıştırılıyor. Amerikan beyaz kelebeği diye yıllardır bilinen ve Orta Karadeniz’de Terme, Çarşamba, Ondokuz Mayıs, Bafra arasında bazı yıllarda epidemi yapan ve fındık yapraklarını yiyerek zarar veren bir kelebek türü var. Bu kelebek türü de bu yıl ve geçen yılda dahil olmak üzere özellikle iki dönemde döl veriyor. Bu döl zamanları ağustos ve haziran aylarında oluyor. Bu sene de havaların yağmurlu ve soğuk gitmesi birinci döl de çok dikkat çekici bir sonuç olarak karşımıza çıkmadı. İkinci dölde de bizi toplu hareket ettirecek bir durum yok. Bu bölgede Amerikan beyaz kelebeğinin çok epidemi yaptığı yıllarda kültürel ve zararlı olmayan bitki koruma ürünleri ile kontrol altına alabildik. Orta Karadeniz Bölgesi’nde Amerikan beyaz kelebeğinin zararına 1-2 yıldır rastlamıyoruz” açıklamalarında bulundu.

Ak, Artvin, Rize ve Trabzon’da üretici ve teknik personele yönelik yalancı kelebeğin yaşayış şekli, biyolojisi ve yapılacak kültürel mücadelelere yönelik bilgileri içeren eğitimler verildiğini belirterek, iki yıllık çalışmada yaklaşık bin üretici ve 250 teknik personele eğitim verildiğini vurguladı.

Bu zararlı ile mücadele için bazı testler yapıldığını aktaran Ak, şöyle devam etti: “2018 yılında doz tarama testlerinde zararlıya karşı etkili bulunan portakal, nane ve biberiye esansiyel yağlarının 6 dozda doz-ölüm denemeleri yürütülmüştür. Karşılaştırma ilacı olarak Azadirachtin etkili maddeli Neem Azal T/S beş farklı dozda kontrol olarak aseton-su karışımı kullanılmıştır. Portakal yağında denenen dozlarda yüzde 70 üzerinde etki sağlanamazken biberiye yağında bu etki yüzde 10’luk dozda sağlanabilmiştir. Nane yağının yüzde 5’lik dozunda yüzde 79 etki sağlanmıştır ancak denenen üç esansiyel yağda da yüzde 70 ve üzeri etki sağlanan dozların, test bitkisi olarak kullanılan kivi fidanlarına fitotoksik etkileri (bitkide yanmalar) görülmüştür. Karşılaştırma ilacı olarak kullanılan Azadirachtin etkili maddede yüzde 62 etki görülmüştür.”

Ak, denenen esansiyel yağların, karşılaştırma ilacının en yüksek dozundan yüksek etki gösterse de bu dozların uygulamaya verilebilmesi ve uygulamanın ekonomik olması açısından davranışsal etki çalışmalarına ihtiyaç olduğunu belirterek, 2019 yılında yapılacak davranışsal etki denemeleri sonucunda uzaklaştırıcı etkilerinden yararlanılmasının planlandığını kaydetti.

Çay ve kivide, sarı yapışkan tuzaklar ve ışık tuzakları kurulduğunu ifade eden Ak, sarı yapışkanların ışık tuzaklarına göre daha etkili olduğunu belirtti.

Ak, budama yöntemi ve bulaşık bitkilerin yakılarak popülasyonun yüzde 90 oranında azaldığını ancak komşu bahçelerde mücadele yapılmamasının, zararlının bakım yapılan bahçeye yeniden bulaşmasına neden olduğunu aktardı.

“Yalancı Kelebeğin Çayda Zarar Durumunun Tespiti” alt proje çalışmalarının da devam ettiğine değinen Ak, şunları kaydetti: “Yalancı kelebeğin çaya zarar verdiği söylemlerine karşı, zararlı ile çay bitkisi arasındaki konukçu-zararlı ilişkisi düzeyi saptanarak çay bitkisinde gerçek anlamda zararı olup olmadığı belirlenmeye çalışılmaktadır. Çalışmadan elde edilen ön sonuçlara göre çay bitkileri üzerine salınan larvalarının ve erginlerinin, sürgün ve yapraklarda emme zararı oluşturmadığı saptanmış olup biyolojik döngüsünü çay bitkisi üzerinde tamamlayamadığı gözlemlenmiştir.”

Kaynakça: olay53

Atma Türkü Sanatçısı Ahmet Çakar’ın Cenazesi Defnedildi

Dün geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Rizeli atma türkü sanatçısı Ahmet Çakar (29) toprağa verildi.

İhlas Haber Ajansı YouTube Kanalına Abone Olmak İçin:
► http://bit.ly/IHA-Abone

Dün gece saatlerinde Pilavdağı Mahallesi Erzurum Caddesi üzerinde, virajı alamayarak yoldan çıkan otomobil ile dereye yuvarlanan Ahmet Çakar saatler sonra bulunduğu yerden hayatını kaybetmiş olarak çıkartılmıştı. Kaza yerinde hayatını kaybeden sevilen atma türkü sanatçısı Ahmet Çakar’ın cenazesi Rize merkeze bağlı Azaklıhoca Köyü Merkez Camiinde kılındı. Cenazeye Rize Valisi Erdoğan Bektaş, Rize Belediye Başkan Vekili Saffet Kopuz, AK Parti Rize İl Başkanı İshak Alim, İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Kazancı, Rize Belediye Başkan Yardımcıları, Çakar’ın yıllarca aynı sahneyi paylaşıp aynı zamanda ustası olan Rize’li atma türkü şairi Osman Efendioğlu, daire amirleri, sanatçı dostları, Rize belediye personeli ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Külliye’de 15 Temmuz’a atma türkü yazmıştı

2016 yılında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “Yaşayan İnsan Hazineleri, Geleceğe Aktarılan Mirasın Temsilcileri” adlı bir ödül törene Rizeli bir başka atma türkü sanatçısı Osman Efedioğlu ile katılmış, burada Cumhurbaşkanı Erdoğan’a atma türkü atarak beğenileri üzerine toplamıştı. “Belasını bulacak FETÖ’sü, PKK’sı” gibi ifadelerin yer aldığı türkü Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım ve Kültür Bakanı Nabi Avcı tarafından da hayranlıkla dinlenmişti.

Öte yandan, önceden belirlenmiş programı nedeni ile il dışında bulunan Rize Belediye Başkanı Prof. Dr. Reşat Kasap, gönderdiği taziye mesajında ise, “Yöremiz şairlerinden personelimiz Ahmet Çakar’ı geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu vefatının derin üzüntüsü içerisindeyim. Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve tüm dostlarına başsağlığı dilerim” ifadelerine yer verdi.

#haber #gündem #sondakika #news #haberler

================================

Daha Fazla…

Atma Türkü Ustası Ahmet Çakar Hayata Veda Etti

Rize’nin sevilen sanatçılarından atma türkücü Ahmet Çakar, kazada hayatını kaybetti.

[Resim: 980_3.jpg]

Rize’nin sevilen sanatçılarından atma türkücü Ahmet Çakar (29), Pehlivantaşı Mahallesi yol güzergahında otomobiliyle dereye uçtu. Çakar, kazada hayatını kaybetti.

 

Bu sabah saat 05.00 sıralarında meydana gelen olayda Çakar’a ulaşamayan yakınlarının Çakar’ı aramasıyla Çakar’ın otomobiliyle Azaklıhoca Köyünden şehir merkezine giderken Pilavdağı Mahallesi Erzurum Caddesi üzerinde virajı alamayarak 53 AT 351 plakalı kiralık otomobille yoldan çıkarak yaklaşık 150 metre aşağıdaki dereye yuvarlandığı tespit edildi.

 

Yapılan soruşturma sonucunda Çakar’ın araç kiraladığının belirlenmesi üzerine, kiralama yapılan şirketten GPRS ile aracın yerinin tespiti istendi.

 

Olay yerine gelen 112 ve AFAD ekipleri Çakar’ı bulunduğu araçtan çıkarttı. Çakar’ın olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edildi.  Çakar’ın cesedi, ekiplerce araç yoluna kadar taşındı.

Çakar, UNESCO tarafından “Yaşayan İnsan Hazineleri Geleceğe Aktarılan Mirasın Temsilcileri” listesine alınan Rizeli şair Osman Efendioğlu ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak Külliye’ye gitmiş ve burada atma türkü söylemişti.

[Resim: 980_2.jpg]

Külliyede atma türkü söylemişti 

2016 yılında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “Yaşayan İnsan Hazineleri, Geleceğe Aktarılan Mirasın Temsilcileri” adlı ödül törene Rizeli bir başka atma türkü sanatçısı Osman Efedioğlu ile katılan Çakar, burada Cumhurbaşkanı Erdoğan’a atma türkü söyleyerek beğeni toplamıştı. “Belasını bulacak FETÖ’sü, PKK’sı” gibi ifadelerin yer aldığı türkü Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım ve Kültür Bakanı Nabi Avcı tarafından da hayranlıkla dinlenmişti.

Daha Fazla…

Vefat Duyurusu – Mustafa Demirkaya Hakkın Rahmetine Kavuşmuştur

[Resim: 14484980_310010719356356_7489245460891654246_n.jpg]
Köyümüzün sakinlerinden Mustafa Demirkaya hakkın rahmetine kavuşmuştur, Çocukluk arkadaşım, aynı sınıfta okuduğum kardeşim, Allah c.c sana rahmet eylesin, mekanın cennet olsun, göçtün gittin bu dünyadan, bir helallik bile alamadık, onca sene anılarımız vardı, vefatını bile bir hafta sonra öğrendik,

Allah c.c ailene sabırlar versin, içimizi yaktın güzel kardeşim,

Mustafa kardeşimizin ruhu için bir El-Fatiha okuyalım inşaallah,

Ölüm acı, Ne zaman nerede bizleri yakalayacağı belli değil, ölmüşlerimizden ibret alıp üç günlük dünya için birbirini üzmeyelim. Dünya ölümlü dünya

Yunus Emre’nin de dediği gibi

Sular hep aktı geçti
Kurudu vakti geçti
Nice han nice sultan tahtı bıraktı geçti
Dünya bir penceredir
Her gelen baktı geçti.

 

Haberin devamı